Değerli Paydaşlarımız,

Pandeminin seyri, küresel ekonomik ve finansal gelişmelerin ana belirleyicisi durumundadır.

2020 yılında küresel ekonomi gündeminin merkezinde, Çin’de başlayıp kısa sürede dünyaya yayılan COVID-19 pandemisine karşı ülkelerin uygulamak zorunda kaldıkları önlemler yer almıştır. Pandemi süreci hem arz hem de talep tarafında, özellikle 2020 yılının ikinci çeyreğinde olmak üzere dünya ölçeğinde ve tarihte görülmemiş boyutta bir ekonomik daralmayı getirirken, üretim ve ticaret hacminde ciddi bir gerilemeye yol açmıştır.

Yılın üçüncü çeyreğinde atılan normalleşme adımlarıyla ekonomik faaliyetin beklentilerden daha güçlü toparlanmaya başlamasına karşın, son çeyrekte vaka sayısının yeniden yükselişe geçmesi ve ortaya çıkan yeni mutasyonlar, makroekonomik görünümü yeniden aşağı yönlü baskılamıştır. Aşı tedariki konusu ve birçok ülkenin mutasyonlu virüsün yayılımını engellemek amacıyla aldığı ek kısıtlayıcı önlemler iyimser beklentileri bir miktar sınırlandırsa da, 2021’in başından bu yana küresel ölçekte hızla devam eden aşılama çalışmaları, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri olumlu etkilemektedir.

IMF, dünya ekonomisine ilişkin beklentilerini Ocak 2021 tarihli raporla güncelleyerek, 2020 yılı için daha önce %4,4 olarak belirttiği daralma tahminini, yılın ikinci yarısında küresel ekonomik aktivitede beklentilerden daha olumlu bir canlanmanın görülmesinden dolayı %3,5 olarak revize etmiştir. IMF, 2021 yılı için ise baz etkisi nedeniyle %5,5 oranında bir küresel büyüme öngörmektedir.

Aşılamanın yaygınlaşması, 2021’e daha olumlu bakılabileceğini göstermektedir.

Türkiye ekonomisi de süregelen pandemi şartlarında tüm dünyada olduğu gibi zorlu bir yıl geçirmiştir. Yılın birinci çeyreğinde %4,5 büyüyen ekonomi, pandemi etkilerinin en çok hissedildiği ikinci çeyrekte %9,9 oranında daralmış, pandemi kapsamında alınan ekonomik ve fiziki tedbirlerin sonuç vermeye başladığı üçüncü çeyrekte keskin bir dönüşle %6,7 oranında büyüme kaydetmiştir.

Pandemi başlangıcında devlet kanalıyla ekonomik aktiviteyi hızlandırma amaçlı alınan tedbirlerin bir sonucu olarak enflasyonda artış gerçekleşmiştir. Merkez Bankası’nın para politikalarını sıkılaştırma kararını ertelemesi de enflasyonun yükselmesine yol açan bir diğer etken olmuştur. TÜFE enflasyonu 2020'yi %14,60 seviyesinde tamamlarken, enflasyona en büyük etkiyi gıda ve ulaştırma grubu fiyatları yapmıştır.

Diğer yandan, yurt dışına sermaye çıkışının hızlanması ve yurt içinde de dolarizasyon sebebiyle döviz kurları yükselme trendini sürdürmüştür. En önemli ihracat pazarımız olan Avrupa ülkelerinde giderek yaygınlaşan kısıtlayıcı önlemlerin de etkisiyle artan dış ticaret açığı, taşımacılık ve turizm gelirlerindeki hızlı azalış, cari denge üzerinde baskı unsuru olmaya devam etmektedir.

Hız kazanan ekonomik aktivitenin, Kasım ayı itibarıyla pandemide ikinci dalganın ortaya çıkması sebebiyle yine negatif yönlü seyrine dönmesine karşın, aşılama çalışmalarının yaygınlaşmasına yönelik gelişmeler, 2021 yılına daha olumlu bakılabileceğini göstermektedir.

Sektör pandemi etkisiyle durağan bir yıl geçirdi.

Pandeminin olumsuz etkilerinin giderilmesi amacıyla yapılan düzenlemelere karşın, sosyal tedbirler, tüketicilerin gelirinde ve harcama eğilimindeki azalışa bağlı olarak, perakende ve ofis pazarında performans kaybı yaşanmıştır.

Konut satışlarında da pandeminin etkisiyle negatif yönlü bir seyrin ardından, yaz aylarında kredi faiz oranlarındaki düşüşle birlikte canlanma gözlenmiş, ancak faiz oranlarının tekrar yükselmesi ile birlikte yılın son aylarında gerileme yaşanmıştır.

Sürdürülebilir ve etkili aksiyonlarla bu zor dönemin üstesinden geleceğiz.  

Tüm dünya olarak her yönden sınandığımız zorlu bir süreçten geçmekteyiz. Bu süreçte belirsizliklerin ya da öngörülmeyen etkenlerin rutin düzenlerimizi hangi ölçüde etkileyebileceğini en gerçekçi haliyle yaşadık. Öte yandan pandemi ile birlikte edindiğimiz yeni deneyimler, benzer dönemler için hazırlıklı olma imkânı sağladı. Tüm dünyanın büyük bir mücadele verdiği pandemi sürecinde, toparlanmanın yayılma dönemi kadar güçlü veya hızlı olmayacağını dikkate alarak, sürdürülebilir ve etkili aksiyonlarla bu zor dönemin üstesinden geleceğiz.

Yönetim Kurulumuz ve şahsım adına, ürettiğimiz değerlerle daha iyi bir geleceğe bizimle hazırlanan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Sezgin Yılmaz

Yönetim Kurulu Başkanı